Yumurta mı Tavuktan, Tavuk mu Yumurtadan Çıkar?

Adını tam olarak koymakta zorlandığımız bazı durumlarda kullanırız bu sözcüğü; ”Yumurta mı tavuktan, tavuk mu yumurtadan çıkar” diye.

Sorgulamayan, akletmeyi , düşünmeyi unutan , birilerinin yaptığında mutlaka bir hikmet vardır düşüncesine sahip olan toplumlar, algıyla ve görsellikle kolaylıkla etki altına alınabildikleri için de maalesef sadece gözünün görebildiğine inanırlar.Ülkemiz bu konuya örnek teşkil edecek bir çok misallerle doludur. Ya gelen gideni aratır, ya da o anlarda gözümüzde büyüttüğümüz birinin değersizliğine uzun zaman dilimi sonrasında şahit olabiliriz. Bazen aksi de olabilmektedir. Bizim ya da toplumun gözünde itibarsızlaştırılan birinin değeri çok sonrasında anlaşılabilmektedir.

Maalesef ölü sevici bir millet oluşumuz da bilinen bir gerçektir. O dönemlerin faturaları da; hep bir nesil kaybı şeklinde toplumlara ödettirilmiştir.

Lakin, ne zamanı geri çevirmek mümkün olabilmek te ve ne de kaybedilen süreyi telafi edecek yeterli bir çalışma ortamı yakalanamamaktadır.

Kendilerini yeryüzünün efendisi, insanlığı da kendilerinin kölesi olarak gören bu güçler; artık oyunlarını göstere göstere oynamaktadırlar. Bütün Dünya da, milliyetine göre, komşuluk durumuna göre, inandığı değerlere, örf ve ananelerine göre yer ve zamanına göre halkları karıştırmakta, bazılarını bazan barıştırmakta, siyasetlerini, medya ve iş dünyalarını dizayn ederek; hazırlanmış planlarına göre de insanlığı her alanda sömürmeye devam etmektedirler.

Yapacaklarını filmlere konu ettikleri gibi, toplumları da algı ve görsel tekniklerle, hedefledikleri toplumsal dönemlere hazır hale getirmektedirler.

Bu konuda da çabaya bile ihtiyaç duymadan hizmetkarları aracılığıyla da emin adımlarla hedeflerine yürümektedirler. Aynı yöne giden yürüyen merdivenlerde sadece yarış yaptırırlar. Aslında mesele merdivenin yönünde gizlidir.

Firavun’un İbrahimi atmak için hazırladığı o büyük ateşi söndürebilmek için su taşıyan, duruşunu mazlumdan yana ve zulme karşı duruşuyla sergileyen, fesat çıkarıcı değil- ıslah edici, ayrıştırıcı değil,- birleştirici, korkutucu değil- müjdeleyici zihniyete sahip birçok yiğide insanlık tarihi boyunca; ya zindanı, ya mahkeme koridorlarını, ya idamı, ya da suikastı reva görmüşlerdir. Ya da algılarla itibarsızlaştırmayı tercih etmişlerdir. Bütün Dünyada da böyle olmuştur. Sömürüye başkaldıran, insani değerlerini yitirmemiş birçok yönetici ve lideri benzeri yöntemlerle de bertaraf etmişlerdir.Mazlumların uyanışının önüne ancak bu şekilde geçebileceklerini bilen; bu firavun ve nemrut zihniyetlilerle, onlara hizmeti kendilerine görev kabul eden veya onlara karşı değilmiş gibi gözükerek hizmet edileceğine de kendini bile inandıran , sureti haktan ve vatanperver gözüken saf bir çok seçilmiş ve seçtirilmişin de aradan geçen uzun zaman dilimi sonrasında lanetle anıldıklarına tarih şahitlik edip durmaktadır.Toplumsal hareketlerde de, hatta tarihe mal olmuş ihtilallerde de benzerleri uygulamalara tarih hep şahitlik etmiştir.

Öncelikle toplumsal zemini hazırlar, isyancılarını hareketlendirir veya vesayet yönetimleriyle iktidarları ele geçirir, bunları emelleri için yıllarca kullanır, istediklerini yaptırır, sonra bertaraf ederler.

Aslında oyun belli. Bir tarafta şeytan ve belli dünyalık bedeller karşılığında hizmetkarlığını yapanlar.Hep var oldular ve olmaya da devam edecekler. Öbür tarafta ise Ruhlar aleminde “Ben sizin Rabbiniz değil miyim sorusuna; Elbette Rabbimizsin” diyen sözünün sadıkları az da olsa, hep var oldu ve olmaya da devam edecekler. Nasıl idare edileceğimizin müsaadesini de yaşantımız belirlediğine göre;Sadece “Yumurta mı Tavuktan, Tavuk mu Yumurtadan Çıkıyor ? ” orası çok dikkat ve çok düşünmeyi gerektiriyor hem de çok….

Tarih:18 07 2020 20:16(26326)Facebook'ta Paylaş
1. Yorum: 11 köy 19 07 2020 01:52
tavuk ebat olarak yunurtaya sığamaz yumurta tavukdan çıkar ama yumurtadan çıkan civcivdir.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Sadık dost


Yazıyorum Yazacağım


Hicri Yılbaşı 1 Muharrem 1444


Boyabat Gazetesi 17. Yaşında


Özgürlük, gazeteciliğin oksijenidir


Satılık Daire


Papaz Eriği


Memleket İsterim


Davulcunun Kefen Parası


Boyabat'ın 2021 yılı nüfusu belli oldu


Boyabat’tan Kar Manzaraları-2 (23 Ocak 2022)


Mutlu Eğitim


Arefe Günü ve Ramazan Bayramı


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


On Bin Ekmek Faturası


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Anlayamadıklarım


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Agustos ayı ziyaretci sayısı:

183355


Tasarım:DtGaNi