E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Aydınlanmanın Işığı Köy Enstitüleri

“Onlar efsane yarattılar. Yeşeren toprak, yükselen yapı, ışığa dönüşen su, dayanışma, paylaşma, aydınlanma, özgürleşme demekti. Onlar; yanlızca eğitim değil, bir yaşam biçimiydi. Onlarca yazar sanatçı, bilim insanı ve milyonlarca öğrenci yetiştirdiler. Ülkemizin bağımsızlığını yitirmesine karşı durdular. Halkla bütünleştiler. Verdikleri emeklerin büyüklüğü nedeniyle unutulmadılar, unutturulmadılar”

Prof. Dr. Enver Duran

Cumhuriyetimizin aydınlanmasının eğitim alanındaki en özgün ve en çok ses getiren uygulamalarından olan Köy Enstitüleri, 17 Nisan 1940 yılında 3803 sayılı kanunla, kırsal alanda yaşayanların sorunlarını ortaya koyan ilerici bir kuşağın yetiştirilmesini sağlayan, sadece köy öğretmeni yetiştirmek olmayıp, sağlık görevleri ve teknisyer meslek elemanı yetiştiren bir projedir.

Bu projede köy çocukları, hem eğitiliyor hem de geleceklerini hazırlıyorlar. İlkokulu bitirmiş zeki köy çocukları, üretimin içine giriyor, kendi okulunu kendi yapıyor, kendi koyununu güdüyor, bahçesini  yapıyor, meyvesini dikiyor, müzik yapıyor, klasik eserler okuyorlardı! Duvar ören, tarım yapan, marangozluk yapan, demir döven bu çocuklar kendilerine güveni olan, mutlu bireylerdi.

Bu okullardan mezun olan eğitmenler; gittikleri köylerde hemen işlerine sarılır, okuma-yazma öğretir, öğrendiklerini köylülere öğretir, kısa süre içersinde bu eğitmenler kendi çalışma bölgelerinde sosyal faaliyetler artmaya başlar. Köy kahvelerinde okuma odaları, hatta tiyatro bile kurmuşlardır. Döneminde UNESCO tarafından dünyaya Türk modeli olarak örnek gösterilmiştir bu proje.

Köy Enstitülerinden mezun olan gençler, köylerine döndüğünde; iyi bir eğitici, en az bir enstrüman çalan, ustalıktan, tarımdan, edebiyattan, bilimden, döndüğü coğrafyaya göre; denizcilik, tarım (sera, meyvecilik, mera, arıcılık) anlardı. Ülkemize özgü olup, cumhuriyetimizin devrim projelerindendir.

Sabah öğle arası bilinen okul derslerini görürler, öğleden sonra tarlalara inerek sorumluluğundaki yiyecekleri olan sebzeyi ve tahılı yetiştirirlerdi. Hatta okullarını inşa ederlerdi. Ayancıklı köy enstitüsü mezunu İdris Yılmaz hocamla bir sohbetimizde şöyle demişti; “Nohut benim sorumluluğumda idi. O kadar dikkat ettim ki, eğer bir hata yapsam benim yüzümden arkadaşlarım o sene nohut yiyemeyebilirlerdi” demişti.

Türk eğitimcilerin yarattığı “eğitimin herkese verilmesi gereken bir hak olduğu bilincine” Türkiye’nin bünyesine uygun olmasını da sağlamışlardır. Ankara Hasanoğlan Köy Enstitüsü, Balıkesir Savaştepe Köy Enstitüsü, Kastamonu Göl Köy Enstitüsü aralarında program ve öğretim farklılıkları vardır. Bu bölgelerin iklimi, toprağı birbirinden farklıdır. Uygulamaya yönelik bir eğitim politikası güdüldüğünden, programları ayrı ayrı hazırlanmıştır. Hatta hasat ve ekim gibi özel zamanlar göz önünde bulundurularak o okullar kendi içlerinde ders saatlerini ayarlamada özgür bırakılmıştır.

Milliyet Gazetesi’nde şöyle yazıyordu; “Köy Enstitüleri Kapatılmasaydı Neler Olmazdı?” başlıklı yazısında; Köyden kente göç olmazdı. Yolsuzluk, hırsızlık, gasp olmazdı. Okumayan çocuk kalmazdı. Çorak, toprak kalmazdı. Boşa akan, kullanılmayan, değerlendirilmeyen su kalmazdı. Dışarıdan sanayi ürünü almazdık. İhracatımız, ithalatımızdan az olmazdı. Heykeller yıkmazdık, resimler yakmazdık. Üretim yapmayan fabrikalar açmazdık. Üretim yapan fabrikaları yıkmazdık. Terör olmazdı. Paralı eğitim olmazdı. Dersaneler olmazdı. 81 ile öğretmensiz, araç gereçsiz üniversiteler açmazdık. Siyasi cinayetler olmazdı, hapisaneler dolup taşmazdı. IMF ve AB’ye yalvarmaz, küçük düşmezdik. İhtilaller olmazdı. Kimse bir karış toprak isteyemezdi. (…) İşte olmayanların bir kısmı! Neler kaybetmişiz.

Siyasilerin; cahil ve muhtaç bırak ki sana bağlı kalsın. Karapropaganda yaparak, dinsizlikle itham ettikleri, insanları yoldan çıkardıkları söylenerek bu dev projeyi Köy Enstitülerini kapattılar. Şayet kapatılmasaydı, daha çağdaş, mutlu, demokrasimizin geliştiği, bağımsız bir ülke olacaktık.

Türkiye genelinde 21 Köy Enstitüsünden, 14 yılda 17.341 öğretmen, 8.675 eğitmen, 1.248 sağlık memuru olmak üzere toplan 27.264 eleman yetişmiştir. Amcam merhum Zihni Erkaymaz ve kayınbabam Fahri Çetinkaya Köy Enstitüsü mezunları olup bu yazım onlara ithaf olunur.

Sevgi ile kalın.

Kaynak: Ayancık Gazetesi

Tarih:17 04 2019 13:02(1178) Facebook'ta Paylaş

1. Yorum: aslan 21 04 2019 16:40
bu sayfalara yalan-yanlis birseyler karalayan "milat" isimli atm banka kartli kisiyi göremiyoruz artik? yeni yerel seçimlerle birlikte hosafin yagi kesildi herhalde?


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

19 Mayıs Tatil Değil Bayramdır İyi ve Güzel İşlerde Birbirinizle Yarışı Biz Senin İçin Burada Kalıyoruz Sende Bi Üst Üste 3 Gün Alkış Çanakkale Zaferi Mustafa Kemal'in Doğduğ Göçmenlere Açık Kapı Politikası Tasarruf İçin Akşam Pazarına Gidin Atatürk’ün Vasiyeti’nin İpta Kalemi Gibi Dimdik Yaşamıştı (Uğur Mumcu 10 Ocak Çalışan Gazeteciler Günü Kutlu O Mutlu Yıllar Şanlı Tarihimizde Söz Edilmeyen Trajedi: Nedir Bu Atatürk Düşmanlığı Komşusu Aç İken Tok Yatan Bizden Değildi 10 Kasım İnadın ve İnancın adı ”Ernesto Che Zil Çaldı, Okullar Açıldı Ne Olacak Emeklinin Hali Halkın İradesine Gasp “Kayyum̶ Kaz Dağları’na Sahip Çık! Lozan Barış Antlaşması (Ezilen Bir Halkı ODTÜ’de Kavaklık Direnişi İsraf, Kibir, Şatafat Kaybetti Umut Kaza İBB Başkan Adayları Ortak Yayına Çıktı VIP’iniz Batsın “Mezarım Türkiye’de Olsun, Oda Yeter Ban İnsanlığın Yaşadığı En Korkunç Soykırım Milli Mücadelenin 100. yılı Annesiz Anneler Günü Gerçekler Hapsedilemez (3 Mayıs Dünya Ba 1 Mayıs işçinin emeğin bayramı Sinop Nükleer Santral İstemiyor Aydınlanmanın Işığı Köy Enstitüleri Kamu Düzenini Koruyan Polis Teşkilatımız “Müller – Anam Anam Ali” Ali Atatürk Diye Bir Adamı Duydun mu? 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü Siyasi Etik Sözleşmesi Kalemi Gibi Dimdik Yaşamıştı (Uğur Mumcu Seçmen Kaydırma Bir Organ Bağışla! Bir Hayat Armağan Et! Tarzan Kemal (Kemal Koca) İktidarın Tarım Politikaları Tarlaları B Asrın Davası Denildi Yüzyılın İftirası Ç 24 Kasımda Hatırlanan Öğretmenlerim 10 Kasım’a Kadar Değil…. Son Yemen’in Emel’i 95. yılında Cumhuriyet Bayramı’mız Tümü

Bayramlar…


Fiziksel mesafe sosyal yakınlaşma


Doğuca Yaylasına Kar Yağdı


2020 - 1441 Ramazan İmsakiyesi


19 Mayıs Tatil Değil Bayramdır


Modanız Batsın


BP Ersa Akaryakıt İstasyonundan Kampanya


Lider ve Dava Üzerinde Düşünceler…


Temiz bir dünyaya ihtiyaç var


Boyabat Gazetesi, Bütün Annelerin Gününü Kutlar


İsyan ediyorum


Korona Virüs Salgını İçin Korunma Yöntemleri


Çanakkale Şehitlerine


17 Şubat Dünya Kediler Günü


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


Boyabat'ın 2019 yılı nüfusu belli oldu


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Osmanlıca


Cumhuriyet’e Yazdım


2019 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçları


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Dörtyol'da Sansarlar Kavga Etti


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Mayıs ayı ziyaretci sayısı:1664129 DtGaNi

* ANASAYFA *