E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

Bende Tutmaz Diyorum

Boşuna milli günlerimiz unutturmaya çalışmayın kesinlikle tutmaz. Çünkü milli günler bir ulusu bir arada tutan günlerdir. Milli günlerimize sahip çıkmazsak, istediğimiz gibi kutlayamazsak dini günlerimizi kutlayacak bir vatanımız olmayabilir.

Bugüne kadar, 18 yıllık iktidarınız döneminde sudan bahanelerle, dün 30 Ağustos Zafer Bayramı’nda olduğu gibi milli günlerimizi iptal ettiniz ama bu tutumunuz tutmayacak,tutmaz.

Korona virüs önlemlerini bahane göstererek 30 Ağustos Zafer Bayramı’nı iptal edip, bir gün sonra miting yapanlar, miting yapanları alkışlayanlar, akşam başka, sabah başka söyledikleriniz tutmaz, tutmayacak.

Tutmaz deyince 30 Ağustos Zafer Bayramı’ndan bir gün önce Kayseri Olay Gazetesinde yayınlanan Ahmet Zorlu’nun yazısı aklıma geldi. Ben daha fazla uzatmadan aradan çekilip Ahmet Bey’in Tutmaz başlıklı yazısı ile sizleri baş başa bırakmak istiyorum.

TUTMAZ...

Önce, elde ettiği zaferleri küçük göstermeye, yerine yeni Zaferler uydurmaya çalıştınız, tutmadı, tutmaz.

15 Temmuz gibi, bir soytarıya karşı milletin kararlı duruşunu, kararlı çıkışını bile Kurtuluş Savaşı ile kıyaslamaya kalkıştınız, tutmadı, tutmaz.

O soytarının doğum gününü ‘Kutlu Doğum’ haftası adı altında yıllarca kutladınız, sırf 23 Nisan Ulusal Egemenlik Bayramını unutturalım diye, ama tutmadı, tutmaz.

O hainin etkinliği için hatıra para bastırdınız be, sonra da ona karşı zafer kazanmış gibi 15 Temmuz için de hatıra para bastırdınız, ama her ikisi de tutmadı, tutmaz.

Ben devrimciyim, ben Cumhuriyetçiyim, ben Atatürkçüyüm, ben Türküm, ben laikim, ben Demokratım diyenleri, Fetö tutması hakimlerin, savcıların, polislerin önüne attınız. Yem ettiniz. Kimi öldü, kimi yatalak kaldı, kiminin pırıl pırıl kariyeri yok edildi, ama gönüllerinden, Atatürk’ü silemediniz, silemezsiniz.

Sonra yanına İnönü’yü de ekleyerek, iki ulusal kahramanı “İki Ayyaş” diye nitelendirdiniz, tutmadı, tutmaz.

İçinizdeki deli raporlulara balyoz verdiniz, büstlerine, heykellerine saldırttınız, tutmadı, tutmaz. Heykellerine put dediniz, sonra gidip kim olduğu bilinmeyen mezar taşlarının başında dilek dileyip, çaput bağladınız, tutmadı, tutmaz.

Tozlu rafları karıştırıp Kut-ül Amare gibi Osmanlı’da elde edilen zaferleri ön plana çıkararak 23 Nisan’ı, 29 Ekim’i, 10 Kasım’ı gölgelemeye çalıştınız, tutmadı, tutmaz.

Yıllardır minarelerinde ezan, müze dışı bölümünde namaz kılınan Ayasofya’yı açıyoruz diyerek, ne kadar sarıklı, cübbeli, sakallı, bastonlu varsa topladınız İstanbul’a, Korona hiç gündeme gelmedi. Ama söz konusu 30 Ağustos olunca insanların bir araya gelmesinin yaratacağı virüs tehlikesi aklınızı başınıza getirdi öyle mi.

Ayasofya’yı ibadete açtığınız gün Anıtkabir’i ziyarete kapattınız, daha fazlası oraya gitmesin diye, unuttuk mu sanıyorsunuz?

Şimdi de 30 Ağustos yasak, Malazgirt kutlaması serbest öyle mi? Beyler, efendiler kendinize gelin ve artık çıkarın gözünüzdeki at gözlüklerini. Unutmayın, Tarih bir kez yazılır ve önemli olan o tarihin içinde nasıl yer aldığınız, nerede durduğunuzdur.

Bu toprakları Türk Yurdu, Mazlum Milletlerin sığınağı yapan Alpaslan da bizim, Fatihte. Tabii ki Atatürk’te. Bunlar bu toprakların kaderine hükmetmiş, bu vatan parçasında yaşayan Türk Milletini dünyanın saygını haline getirmişlerdir. Onun için biz onlara ‘Kahraman’ diyoruz.

Siz ise, bu toprakları İngiliz Gemisi ile terk eden ve İstanbul’u İngilizlere teslim eden Vahdeddin’e sadece “Cennet Mekân” diyebiliyorsunuz. Sanki onu cennete ya da cehenneme gönderecek güç sizdeymiş gibi.

Ondandır, Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün doğumunun 100. Yılı 1981’de, bütün dünyada “Atatürk yılı” olarak kutlanmış, birçok ülkede posta pullarına Gazi’nin resmi basılmıştır o yıl.

Her 23 Nisan’da, her 30 Ağustos’ta, her 29 Ekim’de ve her 10 Kasım’da kiminizin kulağı iltihaplandı, yataklara düştü, kiminizi kaşıntı tuttu, rapor aldınız, kiminiz Yurtdışı programlarını o güne denk getirdi ve bu milletin bu Milli Bayramlarını Kutlamasında yanında olmadınız, olamadınız.

“Keşke Yunan galip gelseydi” diyen fesli deliyi, Atatürk’ün kurduğu kurumun, Diyanet İşleri Başkanlığı koltuğunda oturan zatın ziyaretine bile göz yumdunuz, belki teşvik ettiniz.

Ama gözden kaçırdığınız bir gerçek var ki, aslında biliyor ama bilmezlikten geliyorsunuz; Vatan ve Bayrak Sevgisi, Atatürk Sevgisi, Cumhuriyet ve Demokrasi aşkı, Bağımsızlık Sevdası, bu milletin damarlarına zerk edilmiştir. Bu değerler damarlarda akan kan ile, göğüslerde atan kalp ile artık bir olmuştur.

Daha güzeli, bu millet samimi dindarlar ile üçkağıtçı din bazları artık çok net şekilde görmekte, dindara saygı, din baza nefret beslemektedir.

Asıl üzüldüğüm ise, bu ülkenin dağlarına yazılan Türkiye Cumhuriyeti kelimesine bile tahammül edemeyerek Cumhuriyet kurumlarından kaldıran bir anlayış ile “Türkiye Cumhuriyeti” kelimesini bu ülkenin dağlarına yeniden yazdırmazsam bilmem neyim diyenlerin Ahlat’taki Saraydan verdikleri mutluluk pozları.

Tüm Atatürk, Cumhuriyet, Demokrasi Sevdalıları, son sözüm ise size; Merak etmeyin, endişelenmeyin. Bu millet, “Milli Bayramı olmayanların Dini Bayramı olamayacağının farkına çoktan vardı.

30 Ağustos Zafer Bayramınız şimdiden kutlu olsun. / Ahmet Zorlu

Ben bu yazıyı okuyunca bende tutmaz dedim ve Ahmet Bey’i alkışladım. Şimdi ise siz okuyucularımı alkışlıyorum. Tüm milli ve dini günlerimizde birlikte olmak dileği ile…

Mustafa Gürleyen 02.09.2020)

Tarih:02 09 2020 14:05(1586) Facebook'ta Paylaş

2. Yorum: gökbörü 03 09 2020 14:39
iktıdarın bu hareketlerı tesadufı değil -ta 2003 iktıdar olduklarından bu yana rejım ile ilgili değiştirme planının uygulaması bunlar -başkanlık sistemı en krıtık aşamalardan bırıydı -zaten ingiliz derın devletının istediğide bu kemalızmden kopuş -federasyon-konfedersyon vs. o saray boşuna yaptırılmadı ?turkıye yol ayrımındadır her konuda !!!!!!!!!kararı halk vercek ya unıter kemalızm rejım -ya saltanat tarzı iran ıslam cumhurıyetı olay bu !derın syg.

1. Yorum: gokboru 02 09 2020 20:46
inşallah tutmaz hocam tutarsa sonumuz ırak suriye afganistan olacak bu hayal degil bu iktidar onyedı senede ulkeyı hangi eksene soktu duşunun pandemı bile yalan dolan bunların hayatı yalan


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Bende Tutmaz Diyorum


30 Ağustos Zaferi


On Bin Ekmek Faturası


Günel İnşaat, Halı ve Yer Döşemeleri'nden Duyuru


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Hicri Yılbaşı 1 Muharrem 1442


Tatil anılarınız çöp olmasın


Kediler ve Kovid-19


TÜRK KİMDİR ?


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Abdülhamid kimden izin alamadı?


Boyabat Gazetesi 15. Yaşında


Paraşütten çeltik tarlaları


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Fiziksel mesafe sosyal yakınlaşma


Korona Virüs Salgını İçin Korunma Yöntemleri


Çanakkale Şehitlerine


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Osmanlıca


Cumhuriyet’e Yazdım


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz






Eylül ayı ziyaretci sayısı:829786 DtGaNi

* ANASAYFA *