E-posta: boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com

İyi Kötü ve Deprem

Değerli dostlar, yazıma tam on yıl önce yaşadığım anılarımla başlamak istiyorum. Öncelikle iyi olan anımı sizlerle paylaşmak istiyorum.

Kardeşimin kızının düğünü nedeniyle Tarsus’a gitmiştim. O günlerde köyümüz derneğinin yönetim kurulu başkanıydım. Tüm üyelerimizin telefon numaraları telefonumda kayıtlıydı. Bir üyemizin oğlunun Tarsus da görevli olduğunu biliyordum. Kendisi üyemiz olmadığı için babasından telefon numarasını alıp aradım. Aynı mahalledeymişiz.

Hemen gelip bizi almak, misafir etmek istedi. Teşekkür ettim. Bir gün sonra görüşmek istediğimi söyledim. Anlaştığımız gibi bir gün sonra geldi. Bizi aldı ve Tarsus’u gezdirdi. Evinde misafir etti.

O günlerde de bu durumu paylaştığım için beni eleştirenler oldu. Gezmişsin, yemişsin, içmişsin bize ne diyenler oldu. Şimdide bize ne senin anılarından diyen olabilir.

Gezdiğimi, tozduğumu anlatmak için değil, derneğimiz sayesinde bu arkadaşa ulaşabildiğimi anlatmak istemiştim. Dernekçiliğin faydalarını anlatmaya çalışmıştım. Hiçbirimiz doğduğumuz yerde değil, doyduğumuz yerdeyiz. Dernekler sayesinde de birbirimizden haberdarız. Amacımım bu durumu anlatmaktı.

Birlikten kuvvet doğar. Üzüntüler paylaştıkça azalır, neşe sevinç ise paylaştıkça çoğalır. Bunları da birbirimizden haberdar olduğumuz sürece yapabiliriz. İzmir ve çevresinde yaşanan deprem acısını paylaşarak azaltmaya çalıştığımız gibi…

O gün yaşadıklarıma dönersek, Tarsus’un tarihi yerlerini gezmek üzere evden ayrılırken damadın akrabalarından biri yanıma yaklaştı. İşe gitmek zorunda olduğu için vedalaşmak istediğini söyledi. O gün akşam İstanbul’a dönecektik. Ayak üstü yaptığımız sohbette çimento fabrikasında çalıştığını, yurt dışına çimento yüklü bir gemi gönderilmesi gerektiğini ve muhakkak iş yerinde olması gerektiğini söyledi.

Buraya kadar olanlar önemli değil, önemli olan seni, beni, ülkemizi ilgilendiren bundan sonra anlatacağım kısım. Aklımda kaldığı kadarı ile geminin en kaliteli çimento ile yüklü olduğunu, İsrail’e gittiğini, paketlemenin gemide yapıldığını anlattı. Buraya kadar anlattığı da de önemli değil.

Önemli olan yapılan üretimin kaliteli olanın yurt dışına, düşük kaliteli olan çimentonun ise iç piyasada tüketildiğini söylemesi.

Günümüze gelirsek, İzmir ve çevresinde yaşanan deprem nedeniyle hayatını kaybeden vatandaşlarınıza Allah’tan rahmet, yakınlarına başsağlığı ve sabır diliyorum. Ülke olarak acımız büyük. Depremde yakınlarını kaybedenlerin ise daha da büyük.

Depremi önleyemeyiz ama depreme dayanıklı binalar yaparak, depremden en az zararla, en az can kaybı ile çıkabiliriz. Bu da öncelikle kaliteli malzeme kullanarak olur. Malzemeden çalmadan yapılan binalar ile olur.

Ekonomimiz pik yapmış, yani zirvedeymiş, doruğa ulaşmış, en üst sınırdaymış, rekor düzeydeymiş. Pik bu anlamları taşıyor. O zaman niye her deprem de mal ve can kaybımız çok oluyor? Niye halktan hemen yardım isteniyor? Ekonomi iyi ise çok vergi toplanıyordur. Toplanan vergiler nerede?

Anlatıldığı gibi ekonomimiz çok iyi ise neden üretimi yapılan malların birinci kalitesi yurt dışına satılıyor da iç piyasada satılmıyor? Asgari ücretle çalışan birinin bırakın kaliteli mal almasını karnını bile zor doyurduğunu bilmeyen yok. Bizi yönetenlerde biliyorlar ki… Soru sorma yalnız alkışla diyorsanız ben o kişilerden değilim.

Ekonomimizin de çok iyi olduğuna inanmıyorum. Dünyada bir yıl içinde yaşanan depremlerde en çok can kaybı Türkiye’deymiş. Bir ülkede ekonomi ne kadar bozuk ise yaşanan depremlerde ölüm oranı o kadar çok olurmuş. Ülkemiz de olduğu gibi.

Bir anım da İzmir’den. Bundan 41 yıl önce İzmir Gaziemir de askerdim. Askerliğimi de takım çavuşu olarak yaptım. Bir gün takımımdan bir ere ceza verdim. Vermiş olduğum bu ceza bölük nöbetçi subayına intikal etti. Nöbetçi subay beni, diğer takım çavuşunu, benim takımdan birkaç eri dinledikten sonra aynı ere ceza vereceği esnada bölük komutanımız geldi. Nöbetçi subayımız durumu bölük komutanına aktardı. Bölük komutanımız yaptığınız suç, fakat bir suçta ben işleyeceğim. Af etmek de suçtur ama sizleri af ediyorum dedi.

Bizim bölük komutanı gibi bir kez değil, birçok kez bizi yönetenler suç işlemişlerdir. Bu son yıllarda daha çok işlenmiştir. Bu suç ülkede yapılan imar affıyla işlenmiştir. Sık sık yapılan imar planı değişiklikleri ile işlenmiştir.

03 Mayıs 1985 kabul tarihli, 3194 sayılı İmar Kanunu’nun son 18 yılda yüze yakın değişiklik olduğunu söyleyen de var. Yüzden fazla değişiklik yapıldığını söyleyen de var. Onsekiz yılda ondan fazla, (hatta on bile fazla) değişiklik yapıldıysa bunda bir art niyet var demektir. Bu işe göre adam değil, adama göre iş yaratmaktır.

Son yaşadığımız İzmir depreminde başka anlaşılmayan bir konuda depremin şiddetidir. AFAD son yaşanan İzmir depreminin şiddetini 6.6 olarak açıklarken, Kandilli 6.9, Japonya, Yunanistan, Amerika, İsviçre ise 7.0 ve üzerinde olduğunu söylüyorlar. 7.0 ve üzerinde açıklanmış olsa afet bölgesi ilan etmek zorundalarmış. Hadi iyisiniz, o zaman bizden bir yerine en az iki iban numarası verip yardım yapmamızı söylerdi.

Yaraları sarmak için sözler verildi. Bundan önce yaşadığımız ve 44 vatandaşımızı kaybettiğimiz 24 Ocak 2020 tarihinde yaşadığımız Elâzığ depreminde verilen sözler tutulduysa İzmir için verilen sözlerde tutulur. Elâzığ depreminden sonra bir yıl içinde konutlar yapılarak ihtiyaç sahiplerine verileceği söylenmişti.

Verilen sözlerin tutulması İYİ, acıları çıkarı için, siyaseti için kullanmak, kullananları görmemezlikten gelmek KÖTÜ.

Verilen sözlerin tutulması, bizi yönetenlerin ve yönetmeye aday olanların siyaset değil iş yaparak acıları dindirmeye çalışmaları dileği ile…

Mustafa Gürleyen (08.11.2020)

Tarih:09 11 2020 14:00(2358) Facebook'ta Paylaş

2. Yorum: 11 köy 12 11 2020 11:44
istanbulun 23 yıl belediyesi akp deydi binalar deprem olmadan çökmeye başladı herkes topu birbirine atmasın en üst te çevre ve şehircilik bakanlığı var onlarda felaket olduktan sonra gelir hep aynı laflar yeni bina ların yapımına başlandı şunu deprem olmadan önce yapsana tedbir alın diyoruz hala kanal istanbul gibi saçma sapan işlerle uğraşıyorlar.

1. Yorum: milat 10 11 2020 09:11
ya inanın hayretle okudum yazınızı !! demek çimentonun iyisini israile kötüsünü bize satıyorlarmış. kimdir sayın yazar bunu size diyen valla merak ettim, yoksa yine uydur uydur yaz türü bir sözmü bu. sayın yazar yıllardır izmiri yöneten chp bütün imar ve denetleme chp belediyesinde değilmi. ama chp için izmir de öncelik heykel deprem kimin umrunda. yardım konusuna gelince devletin gücü olmadığından yardım toplanmıyor bu bir dayanışma zor günlerde gönül alma,bakın acınızı hissediyoruz sizinleyiz demek için yapılan bir kampanya. yoksa devletin parası olmadığından değil. elazığ da devlet bütün sözlerini tuttu ve her şey planlanan gibi devam ediyor bilin sayın yazar. 99 depreminide biliyoruz toplanan yardımlar maaş ödemesinde kullanılmıştı. binalarda cesetler kokmaya başlamıştı. korumaları eceviti uyandırmamışlar depremden saatler sonra haberi olmuştu. ecevit in 99 depreminden sonraki tv ler karşısındaki açıklamarını bir dinleyin derim


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Özler Petrol Eleman İlanı


24 Kasımda Hatırlanan Öğretmenlerim


Acı Reçete


Çocuklar ve hayvanlar


Sinop Basınını Rahatsız Eden Olay


Ahmed Cevad'ın yazdğı Çırpınırdı Karadeniz şiirinin aslı


On Bin Ekmek Faturası


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Hicri Yılbaşı 1 Muharrem 1442


Tatil anılarınız çöp olmasın


TÜRK KİMDİR ?


Kıbrıs, İskenderun ve Hatay Gezisi Fotoğrafları-4


Boyabat Gazetesi 15. Yaşında


Paraşütten çeltik tarlaları


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


Fiziksel mesafe sosyal yakınlaşma


Korona Virüs Salgını İçin Korunma Yöntemleri


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Osmanlıca


Cumhuriyet’e Yazdım


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Boğazda Can Pazarı


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Anlayamadıklarım


KÜNYE




Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz





Aralık ayı ziyaretci sayısı:6523 DtGaNi
* ANASAYFA *