Yayın Tarihi:31 10 2025 11:25(2173)

Her Köyde Bir Evimiz Olmalı

OSMAN ÇAKIR

21 Eylül 2025

Atalarımızın söylediği her sözün içinde derin bir hikmet vardır. Onun için söylenmiş her sözü önemseriz.

Onlardan bize kalan miras, sadece topraklar ya da taş binalar değildir; gönül dünyamızda yol gösterici olan o kadim öğütlerdir.

İşte onlardan biri de “Gittiğin her köyde bir evin olsun” sözüdür.

Bugün bu sözü kulağımıza çalındığında çoğu zaman yanlış anlarız. Sanki atalarımız her köyde bir taş bina yapmamızı öğütlemiş gibi düşünürüz.

Oysa kastedilen çok daha kıymetli bir şeydir:

Her köyde, her beldede, gönül rahatlığıyla kapısını çalabileceğimiz bir dostumuz olsun.

Hiç çekinmeden, yadırganmadan, yüzümüze kapı kapanma ihtimalini aklımıza bile getirmeden “Selamünaleyküm” deyip içeri girebileceğimiz, bize bir bardak su, bir dilim ekmek, belki de sadece bir tebessüm sunacak insanlar… Fakat soralım kendimize: Bizim gerçekten böyle dostlarımız kaldı mı?

Kibir ve Bencilliğin Kurbanı Olduk

Günümüzde insanların ilişkilerini zehirleyen en büyük şey, bencillik ve kibirdir. Hep biz haklıyız, hep bizim dediğimiz olacak sanıyoruz. Birinin gönlünü almak yerine kendi nefsimizi tatmin etmeyi seçiyoruz. Sonunda da “Bizden” dediğimiz nice insanı kırıp döküyoruz. Yıllardır sırtımızı dayadığımız, en zor zamanımızda yanımızda olan dostların kalplerini hoyratça incitiyoruz.

Bir gün kapısını çalmamız gerekse, o kapı ya açılmıyor ya da yüzümüze kapanıyor. Açık kalsa bile, içeri adım attığımızda bakışlardan anlıyoruz: Bizi görmek istemiyorlar. İşte en acı tablo bu…

Gönül Evleri Taş Evlerden Daha Kıymetlidir

Taş binalar yapılır, yıkılır, yeniden yapılır. Ama gönül evleri öyle değildir. Bir gönül kırıldığında, bir dost kaybedildiğinde onun yerine yenisini koymak çok zordur.

Atalarımız “Bir gönül yıkmak, Kâbe’yi yıkmaktan beterdir” derken tam da bunu anlatmak istemiştir.

Her köyde evimiz olsun derken, aslında gönül bağlarının önemini vurguluyorlardı.

İnsanı insan yapan şey, dostluklardır.

Kapısını çekinmeden çalabileceğin insanlar yoksa, malın mülkün, servetin, makamın hiçbir anlamı kalmaz.

Çünkü insana asıl huzuru veren şey, paylaşabildiği samimi bir muhabbet, güvenebildiği bir dosttur.

Küs Bırakma, Gönül Al

Bugün belki hepimizin yapması gereken şey çok basittir:

Kırdığımız kalpleri onarmak. Küstüğümüz insanları aramak, hatalarımızı kabul etmek, gerekirse özür dilemek. Biliyorum, nefis ağır gelir, dilimiz dönmez, gururumuz izin vermez.

Ama unutmayalım ki gurur karın doyurmaz, gönül onarmaz. Hâlbuki küçücük bir “Hakkını helal et” sözü, yıllardır süren küskünlükleri silebilir.

Yarın Çok Geç Olmadan…

Kimse ömrünün son nefesine kadar yaşayacağının garantisini veremez.

Belki de bugün yüzüne bakmadığımız, selam vermediğimiz insanı yarın toprağa vereceğiz. O zaman içimizi kemiren pişmanlık neye yarar?

Dostlarımızı kaybettikten sonra gözyaşı dökmenin, ağıt yakmanın hiçbir faydası olmaz. Bu yüzden, “gittiğin her köyde bir evin olsun” öğüdünü yeniden hayatımıza almak zorundayız.

Yüreğimizde sevgiye, anlayışa, hoşgörüye yer açmalı, kırgınlıkları bir kenara bırakmalıyız. Çünkü yarın çalacak kapımız kalmayabilir.

Sonuç olarak; atalarımızın sözünü bugünün dünyasına uyarlayacak olursak şöyle diyebiliriz:

“Her yerde, gönül rahatlığıyla kapısından içeri girebileceğin, hâlini hatırını sorabileceğin, sıcacık muhabbet edebileceğin dostların olsun.”

Bunun yolu da bencillikten arınmak, kibri bir kenara bırakmak, gönül kırmak yerine gönül yapmaktan geçer.

Çünkü gerçek servet, her köyde bir ev değil; her köyde bir dost sahibi olmaktır.

Rabbim bize kırdığımız gönülleri onarabilmeyi, her köyde bir dost, her şehirde bir kardeş kazanabilmeyi nasip etsin.

Facebook'ta Paylaş

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)




Beni Unut

Yangını Söndüren Su


Boyabat Gazetesi 10 Kasım Mesajı


Türkçemize Sahip Çıkalım...!!!


Devlet mi güçlü, Maden Şirketi mi?


Belediye'nin Şevkine ve İvediliğine Hayran Kaldım….


Kalebağı'ndan Sonbahar Fotoğrafları


Kedinin Ölümüne Yazılan Bir Mersiye: Ah Pisi Vah Pisi


Emek Tuğla Eleman İlanı


2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçlar


Boyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025


2025 - 1446 Ramazan İmsakiyesi


Boyabat'ın 2024 yılı nüfusu belli oldu


Yangın Var!


Mahramalar duruyor da...


Emekliler Yılı...


Medya, Tüketim ve Mutluluk


Mutlu Yıllar


AKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?


Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!


Sallım Çorba


Bazı Haramlar -2


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Aralık ayı ziyaretci sayısı:

9771


Tasarım:DtGaNi