Hangi Dünyanın Misafiriyiz?

Gecenin en sükûnetli anında, başımızı yastığa koyduğumuzda zihnimizde dönüp duran o yakıcı soru var ya… İşte o soru, bütün varoluşsal sancımızın özeti:

Bazen Yaşayarak Öğrenir İnsan

İnsan…
Aslında tuhaf bir varlık. İsterse kitap dolusu bilgiyi bir gecede zihnine doldurabilir; tarihleri, isimleri, kuralları ezberleyebilir.

İçimizde Ölen İnsanlar…

Bazen insan, en derin sessizlikleri kendi içinde duyar.

Yangını Söndüren Su

Hayatın kendine has bir matematiği vardır; bazen toplar, bazen çıkarır, bazen de öyle bir bölme işlemi yapar ki insan, geriye kalan kısmıyla ne yapacağını bilemez.  

Kalabalık Yanılsa da Doğru Tekdir

Bir sohbet sırasında dile getirdiğim şu ilke, aslında hepimizin hayatına yön verecek kadar güçlü:

Kumaşçı ile Karpuzcu Hikâyesi

Bugün yine sizlerle bir çay bahçesinde oturuyormuşuz gibi konuşmak istiyorum. Bu kez İstanbul’un kalbinden, ibret dolu bir hikâyeyi paylaşacağım. 

Her Köyde Bir Evimiz Olmalı

Atalarımızın söylediği her sözün içinde derin bir hikmet vardır. Onun için söylenmiş her sözü önemseriz.

Doğru Kalmak Cesaret İster

Öyle bir çağda yaşıyoruz ki artık kötülük yaptığın için değil, iyilik yapmadığın için suçlanıyorsun.

Adınızı Koruyacak İnsanlarla Oturun

Elbet bir gün bir mecliste adınız geçecek…
Siz orada olmayacaksınız.

Dijital Çağda Kaybolan Utanma

Büyük mütefekkir ve şair Sezai Karakoç, medeniyetimizin ve insanın en temel dayanaklarından birini, belki de en incelikli olanını, sarsılmaz bir hakîkat olarak dile getirmişti: 

Yaslanmak mı, Çökmek mi?

En samimi duygularla sohbete devam ediyoruz: 

Kırılmanın Dönüşümsel Gücü

Yine sizlerle birlikte, sanki bir çay bahçesinde çay içiyormuşuz gibi samimi duygularla yazmaya devam ediyorum.

Özlem

Bugün sizinle oturup bir çay içmişiz gibi, dertleşir gibi yazmak istiyorum.

En Büyük İyilik

Yaşamın en temel gerçeği, bir başkasının hayatına dokunabilmenin ilk şartının kendi hayatına sahip çıkmaktan geçtiğidir. 

İyiler ve Kötüler

İnsanlık tarihi boyunca nice sınıflandırmalar yapılmıştır. Kimileri insanları zengin ve fakir diye ayırır, kimileri güçlü ve zayıf, kimileri de inanan ve inanmayan… Ama belki de en yalın, en sahici ayrım şudur: İyiler ve kötüler.

İyiler Zamansız Gider

Masumiyetin o saf ve sorgulayıcı bakışlarıyla bir çocuk, annesine döner ve içini kemiren o kadim soruyu sorar: “Anne, iyiler neden hep erkenden gider?”

Sessizliğin Çığlığı

Muhtemelen siz de yaşamışsınızdır: Bir yerden sonra insanın konuşası gelmez. Anlayacağınız, konuşmayı keser.

Gönül Telinde İnce Bir Sızı

Hayat dediğin, ne garip bir muamma, değil mi? Kimisi kalır olduğu yerde, sevdayla, hasretle yoğrulur. Kimisi gider, ardına bakmadan, yeni ufuklara yelken açar. 

Yürekte Bir Yer

Gurbet... Bu kelime yalnızca coğrafi bir uzaklığı değil, aynı zamanda ruhumuzda derin bir yankı uyandıran, tanımlanması zor bir hissi ifade eder.

Sırılsıklam

Yaz güneşi, tüm haşmetiyle tepemizde parlıyor; tenimizi kavuruyor, nefesimizi kesiyor.  

Anadolu’nun Ruhundan Bir Parça

Bugüne kadar “Arabesk Yazılar” başlığı altında Boyabat Gazetesi için kaleme aldığım yazıların sayısı artık o kadar çoğaldı ki, istek üzerine bunları bir araya getirmek ve bir kitapta toplamak fikri kaçınılmaz oldu.

Arabesk Yazılar | Geceler

Ah, şu geceler… Bir kara örtü gibi usulca iner şehrin üstüne. Sokak lambalarının solgun ışığında bile derinleşen bir karanlık… Issız mı, sessiz mi, yoksa ikisinin de ötesinde bir şey mi? Yaralı ruhların son sığınağı, yorgun kalplerin sessiz çığlığıdır geceler.

Arabesk Yazılar | Selpak Mendil

Her sabah olduğu gibi yine İstanbul’un kalbinde, Karaköy'de otobüs durağındayım. Aynı saatlerde, aynı adımlarla Galata Köprüsü’nün girişindeki merdivenlerden aşağı iniyorum. 

Arabesk Yazılar | Gidenler ve Kalanlar

Bir zamanlar neşeyle dolup taşan bir sevda, zamansız ayrılıkların gölgesinde kaybolduğunda, geride sadece derin bir sessizlik ve unutulmuş gülüşler kalır.

Arabesk Yazılar| Araf

Bugün, her zamankinden çok daha derinden hissediyorum duyguların ağırlığını.
Belki de temmuz sıcağının bunaltıcı etkisi, ruhumdaki hassasiyeti daha bir artırdı.

Arabesk Yazılar | Kaybolan Hayatlar

Gelin, birlikte bir hayat kurgulayalım:
Yazımızın kahramanı öyle bir hayat yaşadı ki işleri hep yolunda gitti. Başarıdan başarıya koştu, adım adım yükseldi.

Arabesk Yazılar | Yaşlılara Ağır Gelen Unutmak mı Unutulmak mı?

Arabesk Yazılar | Nerede Kaldı O Eski Mevsimler?

Mevsimler de insanlar gibi değişti artık...
Eskiden ne güzeldi; bir mevsim gelir, sırasıyla hayatımıza dokunurdu.

Arabesk Yazılar | Kendinden Kaçmak

Bazı sabahlar insan aynaya bakarken tanımadığı bir yüzle karşılaşır. "Bu ben miyim?" dercesine…

Arabesk Yazılar | Bu Asra Sığmayan Kalpler

Kimi zaman bir dize saplanır yüreğe. Bir şairin tek bir cümlesi, sizin içten içe kurmaya çekindiğiniz, dile getirmeye ürktüğünüz bir hissi dile döker.

Hangi Dünyanın Misafiriyiz?


Boyabat hepimizin ortak değeridir


Emek Tuğla Eleman İlanı


Boyabat Gazetesi 10 Kasım Mesajı


Türkçemize Sahip Çıkalım...!!!


Devlet mi güçlü, Maden Şirketi mi?


Belediye'nin Şevkine ve İvediliğine Hayran Kaldım….


Kalebağı'ndan Sonbahar Fotoğrafları


Kedinin Ölümüne Yazılan Bir Mersiye: Ah Pisi Vah Pisi


2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçlar


Boyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025


2025 - 1446 Ramazan İmsakiyesi


Boyabat'ın 2024 yılı nüfusu belli oldu


Yangın Var!


Emekliler Yılı...


Medya, Tüketim ve Mutluluk


Mutlu Yıllar


AKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?


Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!


Sallım Çorba


Bazı Haramlar -2


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Aralık ayı ziyaretci sayısı:

485030


Tasarım:DtGaNi