Yayın Tarihi:18 01 2026 11:53(1224)

Acı Hayat

OSMAN ÇAKIR
18 Ocak 2026

Bazen gecelerin en sessiz saatinde, yastığa başımızı koyduğumuzda aklımıza bir soru düşer:
Ya o insan hâlâ hayatımızda olsaydı? Ya birlikte kurduğumuz hayaller gerçek olsaydı?

İşte o an, yüreğimizde tuhaf bir sızı belirir. Ne tam bir ağrıdır bu, ne de gelip geçen basit bir hüzün.

Adını koyamadığımız, tarif edemediğimiz ama her hücremizle hissettiğimiz bir acıdır: Aynı hayalleri kurduğumuz insanla, farklı hayatlarda yaşamanın acısı.

Hayat bazen en zalim oyununu böyle oynar. İki insanı bir araya getirir, aynı gökyüzüne baktırır, aynı yıldızları gösterir.

Birlikte hayal kurmaya başlarlar:
Küçük bir ev, bahçesinde açan çiçekler, haftasonu sabahları birlikte içilen kahveler, akşamları yan yana oturulan sessizlikler... Gözlerinde aynı ışıltı parıldar, yüreklerinde aynı heyecan çarpar. “İşte bu,” derler içlerinden, “aradığım buydu.”

Sonra bir gün gelir, her şey değişir... Belki bir kavga, belki bir yanlış anlama, belki de hiçbir somut sebep yoktur ortada.

Sadece hayat girer araya... Tercihler farklılaşır, istekler çoğalır, yollar ayrılır.

Ve o insanlar artık ayrı dünyalarda, ayrı hayatlarda yaşamaya başlar. Ama bir şey değişmez:
O hayaller. O birlikte çizilmiş gelecek tabloları, hafızanın en derin köşesinde dimdik ayakta kalır.

Asıl acı da buradadır. Çünkü o insan artık başka sokaklarda yürüyordur, başka kahvelerde oturuyordur, belki de başka biriyle yeni hayaller kuruyordur.

Siz ise bir zamanlar onunla tasarladığınız hayata benzer bir hayat yaşarsınız belki, ama içinizde hep bir eksiklik vardır.

O eksiklik, “keşke” kelimesinin tüm ağırlığıyla çöker omuzlarınıza her hatırladığınızda.

Sosyal medyada karşınıza çıkan bir fotoğraf, sokakta duyduğunuz tanıdık bir kahkaha, radyoda çalan bir şarkı... Her biri bir zaman tüneli açar geçmişe... Ve o an, iki hayat arasında asılı kalırsınız:
Yaşadığınız hayat ve yaşayabilecekken yaşamadığınız hayat.

Hangisi gerçek, hangisi hayal, artık ayırt edemezsiniz. Çünkü o hayaller o kadar canlıydı ki, o kadar detaylıydı ki, neredeyse gerçek gibi hissediyordunuz.

Onun kahvesini nasıl içtiğini biliyordunuz, sabahları nasıl esnediğini, üzgün olduğunda sesinin nasıl değiştiğini... Tüm ayrıntılar zihninizdeydi, sanki yaşanmış gibi.

Ve şimdi o insan başka bir evde uyanıyor, başka bir masada kahvaltı ediyor, başka biriyle geleceğini planlıyor.

Siz ise kendi hayatınızı yaşarken, arada bir kendinizi o paralel evrende hayal ediyorsunuz.
"Şimdi ne yapıyordur acaba?” diye geçiriyorsunuz içinizden.
“Beni hiç düşünüyor mu?”
“O hayaller aklına geliyor mu?”

Belki de en acı veren şey şudur: Bu ayrılık, o hayallerin yanlış olduğunu kanıtlamaz. Hayaller hâlâ güzeldir, hâlâ mümkündür; sadece sizinle o insanla gerçekleşmeyecektir artık.

Bu gerçek hem teselli eder hem de yaralar. Çünkü sorun hayallerde değil, zamanlama ve şartlardadır.
“Ya olsaydı?” sorusu böyle kafanızda yankılanır durur.

Zaman geçtikçe bu acı keskinliğini kaybeder belki. Yeni insanlar tanırsınız, yeni hayaller kurarsınız. Ama yüreğinizin bir köşesinde, o eski hayaller için ayrılmış küçük bir mekân kalır hep.

Orası dokunulmaz, kutsal bir mezarlıktır sanki. Ara sıra oraya gider, o hayallerin başında biraz durursunuz. Ne diriltebilirsiniz onları ne de tamamen gömebilirsiniz.

İşte bu, modern çağın en sessiz trajedilerinden biridir. Çünkü kayıp, fiziksel bir kayıp değildir; potansiyel bir hayatın, olabilecek bir geleceğin kaybıdır.

Matemini tutamazsınız bunun, kimseye anlatıp rahatlayamazsınız.
“Ayrıldık,” dersiniz sadece.

Ama gerçek çok daha derindir:
“Aynı hayalleri kurduğumuz halde, farklı hayatlarda yaşıyoruz artık,” demek gerekir aslında.

Ve belki de bu acıyı çekmemizin sebebi, insan olarak aidiyet özlemimizdir. Sadece bir bedene değil, bir hayale de ait olmak isteriz.

Birisiyle aynı geleceği hayal etmek, onunla görünmez bir bağ kurmaktır.
O bağ koptuğunda, sadece bir insanı değil, bir olasılıklar evrenini de kaybederiz.

Ama hayat devam eder, devam etmelidir de.
Belki bir gün, bu acının bize öğrettiklerini fark ederiz.

Belki de şunu anlarız: Bazı insanlar hayatımıza, bize bir şeyler öğretmek için gelir. Onlarla kurduğumuz hayaller, bizim kim olmak istediğimizi gösterir.

Ve belki de asıl hikâye, o hayalleri başka biriyle, başka bir şekilde gerçekleştirmektir.

Ama şimdilik, gece yarılarında yastığımıza başımızı koyduğumuzda hâlâ düşünürüz o paralel hayatı. Hâlâ merak ederiz:
“Ya olsaydı?”

Ve bu soru belki de hiç cevaplanmayacak, ama asla zihnimizden silinmeyecek. Çünkü bazı acılar insanın içinde yer edinir, oraya yerleşir ve bir parçası olur.
Bu acı da öyle...

Ne çok acı veriyor değil mi? Aynı hayalleri kurduğunuz insanlarla, farklı hayatlarda yaşamak.

Facebook'ta Paylaş

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)




Beni Unut

Boyabat Gazetesi Berat Kandili Mesajı


Boyabat 75. Yıl Hastanesi'nde Güvenlik Zafiyeti…..


Şehrin Yükü


Suriye'deki gelişmeleri "mal, mal" izleyen kim?


Bugün Kış Başlıyor


Boyabat hepimizin ortak değeridir


Emek Tuğla Eleman İlanı


Türkçemize Sahip Çıkalım...!!!


Devlet mi güçlü, Maden Şirketi mi?


Kalebağı'ndan Sonbahar Fotoğrafları


Kedinin Ölümüne Yazılan Bir Mersiye: Ah Pisi Vah Pisi


2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçlar


Boyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025


Boyabat'ın 2024 yılı nüfusu belli oldu


Emekliler Yılı...


Medya, Tüketim ve Mutluluk


Mutlu Yıllar


AKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?


Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!


Sallım Çorba


Bazı Haramlar -2


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Şubat ayı ziyaretci sayısı:

186393


Tasarım:DtGaNi