

SAYIN BASIN MENSUPLARI, KIYMETLİ ÇEVRE DOSTLARI
Bugün buraya Sinop ili Boyabat ilçemiz Kovaçayır köyü bölgesinde Eti Bakır A.Ş. tarafindan yapılması planlanan (eğer durduramazsak yapılacak olan) maden arama faaliyetleri ilgili süreci ve geldiği noktayı değerlendirmek üzere toplanmış bulunuyoruz.
Kovaçayır bölgemizde maden arama ile ilgili 21 Mayıs 2025 tarihinde başlayan ÇED süreci 12 Haziran 2025 tarihinde Kovaçayır Köyü’nde yapmayı planladıkları Halk katılım Toplantısı halkımızın yoğun protestoları ile yaptırılmamasına rağmen bakanlık yetkililerinin yapılmadığına dair tutanak tutmamaları soncunda yapıldı gibi gösterilip ÇED süreci sürdürülmüştür. Çevre ve İklim Değişikliği Bakanlığında yapılan Etki Değerlendirme Kurul toplantısında derneğimiz ve bileşenlerimizin güçlü savunmalarıyla süreç üç ay süreyle ertelenmiş, ÇED raporunda ki eksikliklerin giderildiği savıyla ÇED raporu 20 OCAK 2026 tarihi itibariyle onaylanmış bulunmaktadır.
BOYABAT’IMIZ KOVA ÇAYIR BAKIR MADENİ İLE İLGİLİ HAFIZALARI TAZELEMEK AMACIYLA KISACA BİLGİ VERMEK İSTİYORUM.
Eti Bakır A.Ş. ‘ye ait bakır madeni doğuda Ilıca-Karaburun, güneyde Karaoluk yaylası, batıda Damlıca yaylaları arasında yer almaktadır.
Bakır madeni için ruhsatlandırılan alan 16 kilometrekaredir. (1.600 Hektar yani 16.000 Dönüm ÇED alanı ise 897 hektardır.
Açık ocak işletme çukuru diye adlandırılan Cehennem Çukuru ile Kurusaray Barajı mesafesi 2 kilometredir. Barajın hemen 1.250 metre yukarısında Batı Atık Havuzu vardır.
Barajın su toplama alanı ile Yabanlı’da bulunan Kavurga Deresi su toplama alanı yan yanadır. Açık Ocak İşletmesi barajdan 200 metre daha yüksekliktedir.
epede açık ocak işletmesi ve çukurda Kurusaray Barajı madenin ruhsat alanı, Kurusaray Barajının su toplama havzası içerisindedir.
BU NE DEMEKİR?
- Açık
ocak işletmesi dinamit patlatmasıyla başlayacaktır. Etap etap
çukur derinleşecek ve yer altı sularının akış istikameti
mutlaka değişecektir.
- Zehirleyici
ağır
metallerle
doygun
su
hem
Yabanlı’da
bulunan Kavurga
deresine ve hem de barajın beslendiği Değirmendere suyuna
karışacaktır.
- Yeraltı
ve yerüstü suları birlikte zehirli metalleri hem baraja hem de
Yabanlı deresi üzerinden Gökırmak’a ulaştıracaktır.
- YALAKLAR,
ÇEŞMELER,
GÖZELER’
deki
sular
RİSKLİ içilmez sular
olacaktır.
Baraja
ve
su
kaynaklarına
yerüstü
ve
yeraltından
karışacak
kirli sular 6-7
kilometre aşağıda BOYABAT İÇME SUYUNU sağlayan Fahra deresi
üzerinden Kalebağında bulunan şehrin içme suyu kuyularına
ulaşacaktır.
- Doğu
atık havuzu yabanlı Köyüne yaklaşık 905 metre mesafededir.
Mesafe çok yakın ama önemli olan Atık Havuzunun yüksekte olması
ve YABANLI KÖYÜNÜN doğrudan tehdite açık olmasıdır.
- Doğu
atık havuzunun patlaması/çökmesi durumunda YABANLI’dan
Gökırmak üzerinden Bafra’ya kadar tarım alanları, ırmak ve
barajlar ağır metallerle kirlenecektir. Yakın mesafede Gökırmak
çevresinde kırka yakın köy ve mahallelerin tarla ve kuyuları
ağır metal kirliliği ile karşı karşıya kalacaktır.
- Çeltik
–
hayvanclık
–
arıcılık
zarar görecektir.Gökırmak’A
karışan Boyabat İlçesinin KANALİZASYON atıklarına
ağır/zehirli metal kirliliği dahil olacaktır.
-ETİ BAKIR A.Ş. bakır madeni için kullanacağı suyu Gökırmak’tan
sadece kış
aylarında alacağını
söylese de,
2027- 2028 yıllarında yapılmaya başlanacak olan Taşköprü
HES Barajının yapımı tamamlandığında kışın su tutacağı
için su ihtiyacını karşılayamayacaktır.
Gökırmak ile Taşköprü Barajının Suları açıkça ifade edelim ki öncelikle köyünün yani üreticinindir. Ağır metallerle yüklü su insan- hayvan-bitki sağlığını riske atacaktır. Kastamonu-Hanönü sınırından Durağan-Kızılırmak-Bafra’ya kadar su ve toprak kirliliği ciddi şekilde tartışılır hale gelecektir.
Bursa Yenişehir ilçesi Kirazlıyayla köyünde ki maden atık barajı yoğun yağmur nedeniyle patladı ve tüm kimyasal atıklar Sarıyer dersine dolmuş ovaya doğru akmaktadır. Dolaysıyla hiçbir atık barajı güvenli değildir.
Ayrıca bakır fiyatlarının aşırı yükselmesi nedeniyle Kastamonu Hanönü Bakır tesisi de dahil olmak üzere bir çok bakır arama tesisleri satışa hazırlanmaktadır.
ANAYASA MADDE 56:
Çevreyi geliştirmek, çevre sağlığını korumak, Çevre Kirlenmesini önlemek Devletin ve Vatandaşın Ödevidir.
BU NEDENLE ;
- BARAJIMA
–
İÇME
–
KULLANMA
–
SULAMA
SUYUMA
DOKUNMA!
- ORMANIMA
–
TOPRAĞIMA
YAŞAMIMA
DOKUNMA!
- PİRİNCİME
–
BUĞDAYIMA
–
TARIMIMA
DOKUNMA!
- IRMAĞIMA
–
DEREME
–
ÇEŞMEME
DOKUNMA!
- SAĞLIĞIMA
GELECEĞİME
DOKUNMA!
- HAYVANCLIĞIMA
–
ARICILIĞIMA
–
SÜTÜME-
PEYNİRİME
–
DOKUNMA!
ÖZETLE
YAŞAMIMA
DOKUNMA!
DİYORUZ.
BÜTÜN BUNLAR NE İÇİN?
ETİ BAKIR A.Ş. NE VERİYOR, NE GÖTÜRÜYOR?
Maden Yasası Madde 14: 4. Grup Madencilikte Bakır, Altın, Gümüş, Platin vb. madenlerde devlet hakkı %2’dir.
BUNA KARŞIN VAHŞİ SÖMÜRGE TİPİ MADENCİLİĞİN GÖÜRDÜKLERİ İSE;
Gökırmak çevresindeki ve ova içerisinde Boyabat-Durağan’ın yakın köyleri ile mahalleleri için ekolojik/çevresel yıkım olacaktır. Üstelik maden rezervi maden Teknik Aramanın (MTA) verdiği miktarın çok çok üzerinde çıkması durumunda ruhsat alanı genişletmeleri talepleri olabilecektir.
Boyabat-Durağan ölmeden büyük bir cehennemle karşı karşıya kalacaktır. Kurusaray Barajı su toplama alanları yok olacaktır. Bu anlamda Boyabat ve çevresi büyük bir ekolojik felaketin eşiğindedir.
Artvin, Murgul ve Cerattepe’de, Kütahya’da, Erzincan İliç’te, Giresun Şebinkarahisar örneklerinde olduğu gibi Boyabat’ımız da asla geçmişine yani bu gününe dönemeyecektir.
Birleşmiş Milletlerin (B.M.) dünyada madencilik yapılan sahalarla ilgili saptamasına göre; madenciliğin girdiği yerler yeniden yaşam-üretim alanları olamamaktadır.
Dünyada madenciliğin geçmişten bugüne yapıldığı hiçbir ülkede ve bölgede zenginlik ve nüfus artışı olmamıştır.
Örneğin Hanönü ve daha büyük ölçekte düşünürsek dünyanın en kıymetli yeraltı madeni olan elmas madenciliğinin yapıldığı Afrika kıtasında beklenen kalkınma asla olmamıştır.
Ağır metallerin suya karışması, suda yaşayan canlı hayvanlar üzerinde, sulama-kullanma ve içme suyuna karışması evcil bütün hayvanlar (inek-manda- koyun- keçi, balık) üzerinde ciddi hasarlar oluşturabilecektir. Kalp ile solunum yetmezlikleri, kanser, kemik erimesi, böbrek ve cilt rahatsızlıkları, zihin ve çocuk sağlığı hastalıklarını tetikleyecektir.
Bakır, kurşun, civa, arsenik, kadmiyum, çinko gibi ağır metaller ve bunların bileşikleri;
* Maden ocakları
ve yakınımdaki
topraklarımıza,
* İçme sularımıza,
* Sebze ve
meyvelerimize,
* Havaya karışan
tozlarla akciğerlerimize
bulaşacaktır.
Hastalıklar ve belirtileri hemen görülmeyecektir. Şantiye kurulup, 3-5 yıl açık ocak işletmeciliği sonrasında ölüm yavaş yavaş kapıyı çalmaya başlayacaktır.
Cebimiz biraz para görse de ölüm bizi, Çocuğumuzu torunumuzu gelip bulacaktır.
Belki Geç Olacaktır Ama Olacaktır.
Maden ekolojik/çevre yıkımı, insan hakkı olan yaşam hakkının kaybedilmesi demektir.
Bizi buraya gelerek basın toplantımıza katılan basın mensuplarımıza , çevre dostlarımıza ve halkımıza teşekkür eder saygılar sunarım.
