

Son dönemde Boyabat’ta, resmi bir kimliği ve vergi kaydı olmayan bazı sosyal medya hesaplarının, “şebeke suyuna lağım karıştı” gibi asılsız iddialarla halk arasında panik yarattığı görülmektedir.
Son günlerde Boyabat yerelinde sosyal medya platformları üzerinden “habercilik” adı altında yürütülen dezenformasyon faaliyetleri, hem kamu kurumlarını, hem de işini layığıyla yapan resmi basın kuruluşlarını hedef almaktadır. Özellikle “Boyabat şebeke suyuna lağım karıştı” gibi asılsız iddiaların, hiçbir delil ve belgeye dayanmadan yayılması, halk sağlığı üzerinden tehlikeli bir oyun oynandığını göstermektedir.
Eline her akıllı telefon alanın kendisini gazeteci ilan ettiği bu yeni dönemde, resmi basın kuruluşlarından izinsiz kopyala-yapıştır haberciliği temel ilke haline gelmiş durumda. Boyabat Belediyesi’nin otomatik klorlama sistemlerinin kesintisiz çalıştığı ve İlçe Sağlık Müdürlüğü ekiplerinin her gün düzenli olarak numune analizi yaptığı gerçeğini görmezden gelen bu odaklar, internetten buldukları rastgele görsellerle algı yönetimi yapmaktadır.
Peki, bu paylaşımlar sadece bir “hata” mı, yoksa kanuni bir suç mu? Türk Ceza Kanunu’na eklenen 217 maddesi bu durumu net bir şekilde tanımlar:
“Sırf halk
arasında endişe, korku veya panik yaratmak saikiyle, kamu düzeni ve
genel sağlığı ile ilgili gerçeğe aykırı bir bilgiyi, kamu barışını
bozmaya elverişli şekilde alenen yayan kimse suç işlemiyor mu?
Boyabat’ın içme suyu gibi doğrudan genel sağlığı ilgilendiren bir konuda, doğruluğunu teyit etmeden, görüntü elde etmeden, “lağım karıştı” şeklinde haber yapmak, bu suçun tam karşılığı değil midir. Peki bunun doğru olup olmadığını teyit etmeden adeta onaylar gibi ayrıca haber yapanlar aynı suçu işlemiyor mu?
Vergisiz Kazanç ve Kayıtsız Reklamcılık
Bu “sözde” habercilerin bir diğer boyutu ise mali ve hukuki denetimsizliktir. Resmi basın kuruluşları; Vergi levhası, Resmi tebligat adresleri, Basın kanununa tabi sorumlulukları ile hareket ederken; İsimlerini gizleyerek sosyal medya üzerinden paylaşım yapan veya haber niteliğinde habercilik yapan bu kişilerin hangi hakla reklam topladığı ve bu kazançların vergilendirilip vergilendirilmediği büyük bir soru işaretidir. Yetkililerin, resmi basına uyguladığı tebliğ ve denetim mekanizmalarını, bu kayıt dışı mecralar için de devreye sokması Boyabat kamuoyunun ve haksızlığa uğrayan basın ve yayın kuruluşlarının beklentisidir.
Gazetecilik ve Habercilik; sorumluluk, etik ve her şeyden önce doğruluk gerektirir. Vatandaşın huzurunu kaçırmaya, halkı asılsız iddialarla korkutmaya, siyasi olarak rakiplerini asılsız bilgilerle karalayama çalışanlar unutmamalıdır ki; adalet önünde “paylaştım geçti” savunması geçerli değildir. Halkı yanıltıcı bilgiyi yayma suçu, dijital izlerin silinmediği bir çağda ağır yaptırımlarla sonuçlanacaktır.
KLAVYE BAŞINDA “ZEHİR” SAÇANLAR: BU GÖRÜNTÜ BOYABAT’IN NERESİNDEN?
Açıklayın… Burası Boyabat’ta Nerede?
Kaynak: Boyabat Haber Gazetesi.com - Ezgi FM
