Yayın Tarihi:25 04 2026 10:45(40)

Doğruluk ve Güven

OSMAN ÇAKIR
24 Nisan 2026

İnsan ruhu, çoğu zaman kendi iç dünyasının aynasıyla dışarıya bakar. Bu aynada görülenler, hakikatin kendisi değil; insanın kendi niyeti, korkuları ve zaaflarıyla şekillenmiş bir yansımadır.

İşte bu yüzden yalan söyleyen bir insanın, doğru söyleyenlere karşı dahi kuşku duyması şaşırtıcı değildir. Çünkü o, başkalarını olduğu gibi değil; kendi içindeki eğriliğin gölgesinden görür.

Yalan, yalnızca dilde söylenen bir söz değildir; aynı zamanda kalpte açılan bir yaradır. İnsan her yalan söylediğinde, hakikatle arasına görünmez bir mesafe koyar.

Bu mesafe zamanla büyür, derinleşir ve kişinin hem kendisine hem de çevresine yabancılaşmasına sebep olur. Böyle bir ruh hâlinde olan kişi için güven duygusu zayıflar.

Zira güven, doğruluğun üzerine inşa edilir; yalanla beslenen bir kalpte ise bu temel giderek çöker.

Ahlâkî açıdan bakıldığında, yalan söyleyen kimsenin başkalarına karşı güvensiz olması, bir tür “iç hesaplaşmadan kaçış” olarak da değerlendirilebilir.

İnsan, kendi kusuruyla yüzleşmek yerine, o kusuru başkalarına yükleyerek hafiflemeye çalışır.

Bu durum psikolojide “yansıtma” olarak ifade edilir; fakat dinî ve ahlâkî dilde bu, nefsin bir hilesidir.
Nefis, kendini temize çıkarmak için başkalarını da kirli göstermeye meyleder. Böylece kişi, “Herkes böyle yapıyor” diyerek kendi yanlışını sıradanlaştırır.

Oysa dinî öğretiler, insanı tam da bu noktada uyarır:

Kendi kalbini düzeltmeden, başkalarının niyetini sorgulamak büyük bir yanılgıdır.

Doğruluk, yalnızca sözde değil; niyette, amelde ve duruşta bir bütün olarak yaşanmalıdır. Güven ise ancak bu bütünlükten doğar.

Yalan söyleyen kişi, başkalarına güvenmediğini söylerken aslında kendi iç dünyasının kırılganlığını itiraf etmektedir. Çünkü insan, en çok kendine benzeyenden şüphe eder.

Toplumsal ilişkilerde bu durum ciddi yaralar açar. Güvensizlik, insanlar arasında görünmez duvarlar örer. Samimiyet yerini ihtiyata, açıklık yerini şüpheye bırakır.

Halbuki bir toplumun ayakta kalabilmesi için doğruluk ve güven en temel değerlerdir.

Bir insanın sözüne itibar edilmediği yerde, ne adalet sağlanabilir ne de huzur tesis edilebilir.

Bu noktada ahlâkın ve dinin ortak çağrısı nettir: Doğru olunuz!

Çünkü doğruluk, yalnızca başkalarına karşı değil; insanın kendisine karşı da bir sorumluluğudur.

Yalan söyleyen kişi, önce kendini kandırır. Kendi hakikatini örten bir insanın ise başkalarının hakikatine inanması beklenemez.

Bu yüzden güven arayan insanın ilk yapması gereken, kendi dilini ve kalbini doğrulukla terbiye etmektir.

Sonuç olarak, yalan ile güvensizlik arasındaki ilişki, insanın iç dünyasına dair derin bir gerçeği ortaya koyar:
İnsan, dış dünyayı çoğu zaman kendi içinin bir yansıması olarak algılar.

Eğer kalp doğruysa, göz de doğruyu görür. Ama kalp eğrilmişse, hakikat bile şüpheli görünür.

İşte bu yüzden, toplumsal huzurun ve bireysel sükûnun anahtarı, her şeyden önce doğrulukta ısrar etmektir. Çünkü doğru insan, sadece başkalarına güven vermez; aynı zamanda kendisi de güven içinde yaşar.

Facebook'ta Paylaş

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)




Beni Unut

Doğruluk ve Güven


Boyabat Gazetesi 23 Nisan Mesajı


Boyabat'ın Geleceği Satılık Değildir!


Sinop'un Öncü Kadınları..!


İlçemiz Belediyesi, akıllı su sayacı uygulamasına geçmek istiyor


Beko Eleman Aranıyor


Orucu Bozan 10 "Yemek"


2026- 1447 Boyabat Ramazan İmsakiyesi


Tuz Kokmuş Bir Kere, Kırklasan Nafile…..


Boyabat'ın 2025 yılı nüfusu belli oldu


Kalebağı'ndan Sonbahar Fotoğrafları


Kedinin Ölümüne Yazılan Bir Mersiye: Ah Pisi Vah Pisi


2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçlar


Boyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025


Emekliler Yılı...


Medya, Tüketim ve Mutluluk


Mutlu Yıllar


AKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?


Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!


Sallım Çorba


Bazı Haramlar -2


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Nisan ayı ziyaretci sayısı:

889442


Tasarım:DtGaNi