
Basın Açıklaması.
Değerli Basın Mensupları ve Saygıdeğer Hemşehrilerim,
2026 yılı maden sahası ihalelerini İncelediğimizde gördüklerimize inanamadık.
İlçemizin sadece bir çevre felaketiyle değil, aynı zamanda devasa bir "ruhsat rantıyla" karşı karşıya olduğuna şahit olduk.
1. İnşaatçı Madenci mi Olur?
Tabloda gördüğümüz şirketlerin profilleri tam bir ibret vesikasıdır. Sektörde inşaat ve kamu binası projeleriyle bilinen Turyapı Grup gibi firmalar, uzmanlık alanları olmamasına rağmen Boyabat’ın IV. Grup (Bakır, Altın, Gümüş) maden sahalarına göz dikmiştir. Soruyoruz: Bir inşaat firmasının, ekosistem hassasiyeti gerektiren madencilikte ne işi vardır? Toprağımızı sadece bir "hafriyat alanı" olarak mı görüyorsunuz?
2. "Enerji" Tabelası Altında Maden Talanı!
İsminde enerji üretimi ve dağıtımı geçen Veysi Madencilik gibi yapıların asıl faaliyet alanının bakır ve krom tedariki olduğunu biliyoruz. Enerji üretmek bahanesiyle gelip, derelerimizin dibinde bakır arayarak su kaynaklarımızı zehirlemek isteyen bu anlayışa karnımız tok! Bu şirketler Boyabat’a elektrik getirmeye değil, Boyabat’ın altındaki bakırı alıp üstündeki hayatı söndürmeye geliyorlar.
3. 8 Bin Hektarlık Kuşatma ve "Hak Sağlanan" Felaket
Elimizdeki belgeler; Nisan, Mayıs ve Haziran 2026 tarihlerinde birer birer "Hak Sağlandı" denilerek kesinleşen ihaleleri gösteriyor.
8 bin hektarlık devasa bir alan, sanki üzerinde insan yaşamıyormuş gibi masalarda pay ediliyor.
Gökırmak’ı besleyen su kaynaklarımız, derelerimiz ve verimli tarım arazilerimiz; ne olduğu belirsiz bir rant iştahına kurban ediliyor.
4. Buradan Şirketlere ve Karar Vericilere Sesleniyoruz:
Boyabat ne bir inşaat şantiyesidir ne de tecrübesiz firmaların maden deneme sahasıdır!
Uzmanlığı inşaat olup ruhsat toplayanların,
İsminde enerji saklayıp derelerimizi zehirleyenlerin,
"Devletten hak aldım" diyerek halkın hakkını gasp edenlerin karşısında biz varız!
Sonuç:
Bizler Boyabat’ın evlatları olarak; derelerimizin akışının değişmesine, bakır uğruna pirinç tarlalarımızın kurumasına izin vermeyeceğiz.
Bu ihaleler kağıt üzerinde "hak" sağlamış olabilir ama Boyabat halkının vicdanında ve hukukunda asla meşruiyet kazanmayacaktır!
Toprağımızın üstü, altından daha kıymetlidir! Mücadelemiz, son dere yatağımız kurtulana kadar devam edecektir.
Saygılarımla,
Hülya Fadime ÇELİK
Cumhuriyet Halk Partisi Boyabat İlçe Başkanı



