Yayın Tarihi:03 10 2026 11:05(81)

Fırtına

OSMAN ÇAKIR
02 Ekim 2026

"Fırtınalar gibi geçti ömrüm" diyen bir sesin içinde yalnızca hüznü duyanlar, o cümlenin yarısını duymuş sayılırlar.

Çünkü fırtına, sadece kıran, ezen, savuran bir güç değildir.

O; toprağı havalandıran, kökleri zorlayan, ağacı kendi sınırlarıyla yüzleştiren bir imtihandır.

O cümleyi kuran insan, yaşadığı acıyı itiraf ederken aslında ayakta kalışının sessiz muhasebesini de yapıyordur.

Fırtınanın geçtiği yerde manzara ikiye ayrılır.

Kimi ağaçlar devrilir; gövdeleri çatlar, dalları savrulur, toprağın üstünde çaresiz birer enkaz gibi kalırlar.

Kimileri ise köklerini daha derine salar.

Rüzgâr ne kadar şiddetli eserse, o kökler o kadar sıkı tutunur.

İnsan da böyledir.

Hayatın savurduğu her fırtınada bazılarımız yıkılır, bazılarımız aynı toprağa daha güçlü tutunmayı öğrenir.

Bu öğrenme kolay değildir. Acı verir, yorar, kimi zaman umudu bile sorgulatır. Ama öğretir.

Her savruluş, tutunmanın dilini biraz daha açar.

Gençlikte hafif esen rüzgârlar bile bizi ürkütürken, yıllar geçtikçe aynı rüzgârın daha şiddetlisine karşı durmayı öğreniriz.

Çünkü her yara, dayanmanın kaslarını güçlendirir.

Her kayıp, elde kalanın kıymetini artırır.

Her düşüş, ayağa kalkışın tekniklerini öğretir.

Bu, romantik bir avuntu değildir. Hayatın sert ve gerçekçi bir yasasıdır.

Bakın, en eski ağaçlar en fırtınalı tepelerde büyür. Çünkü düz ve sakin ovalarda kök salmak kolaydır; asıl güç, rüzgârın sürekli zorladığı yerde ortaya çıkar.

İnsan da böyledir. Sakin geçen bir ömür belki daha az iz bırakır. Ama fırtınalarla geçen bir ömür, hem yaralı hem de derin kökleri olan bir hayat bırakır geride.

O kökler yalnızca kişiyi ayakta tutmaz; bazen etrafındakilere de gölge olur, sığınak olur.

"Fırtınalar gibi geçti ömrüm" diyen kişi aslında şunu da söylüyordur: "Yıkıldım ama tamamen devrilmedim. Köklerim hâlâ toprakta. Belki eskiden olduğum gibi dimdik değilim, ama hâlâ buradayım."

Bu itiraf, zayıflığın değil, direnişin dilidir. Çünkü ayakta kalmak her zaman gövdeyi dik tutmak değildir. Bazen eğilerek, bazen yaralanarak, bazen de sessizce tutunarak da ayakta kalınır.

Hayatın fırtınaları bizi seçmez. Onlar gelir, savurur, geçer. Ama bizim seçtiğimiz şey, o fırtınadan sonra ne olacağımızdır.

Devrilen ağaçlardan biri mi olacağız, yoksa toprağa daha sıkı tutunanlardan mı?

Bu sorunun cevabı, her yaranın ardından verdiğimiz tepkide gizlidir.

Her savruluşta biraz daha tutunmayı öğrenmek, her yarada biraz daha dayanmayı öğrenmek…

İşte ömrün asıl dersi budur. Belki de en güzel yanı şudur:

Fırtına geçen yerde yalnızca yıkım kalmaz. O toprağa yeni tohumlar da düşer. Eski köklerin tutunduğu yerde yeni filizler de boy atar.

İnsan da böyle yaşar. Yıkımın içinden geçen her can, bir şekilde başka birine tutunma gücü aşılar. Sessizce, fark edilmeden, ama gerçekten.

Bu yüzden "fırtınalar gibi geçti ömrüm" diyen birine acımak yerine, o fırtınaların ardından hâlâ ayakta durabilen köklerine bakmak gerekir. Çünkü asıl hikâye yıkımda değil, tutunmada yazılır.

Facebook'ta Paylaş

Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)




Beni Unut

Fırtına


Avustralya’daki tavşan istilası


Su gibi aziz ol…


Şafak Akça:Cüzdanın Belirlediği Gelecek!


Boyabat Gazetesi 30 Ağustos Zafer Bayramı Mesajı


Gazeteci Turan Aslan'dan bayram mesajı..


Beko Eleman Aranıyor


2026- 1447 Boyabat Ramazan İmsakiyesi


Tuz Kokmuş Bir Kere, Kırklasan Nafile…..


Boyabat'ın 2025 yılı nüfusu belli oldu


Kalebağı'ndan Sonbahar Fotoğrafları


Kedinin Ölümüne Yazılan Bir Mersiye: Ah Pisi Vah Pisi


2024 Boyabat Yerel Seçimleri Mahalle Bazında Sonuçlar


Boyabat Dörtyol'dan Kar Manzaraları-22 Şubat 2025


Emekliler Yılı...


Medya, Tüketim ve Mutluluk


Mutlu Yıllar


AKP iktidarı, hangi ekonomik program hedefini tutturdu ki?


Türkiye'de, sosyal adalet gereği zamlar yapılıyor!


Sallım Çorba


Bazı Haramlar -2


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Ekim ayı ziyaretci sayısı:

58468


Tasarım:DtGaNi