Tek Adam

Yazımın başlığına bakınca hemen peşin hükümlü olmayın. Gerektiğinde tek adam olmalı ama aynı görevi ve bütün işleri üslenen tek adam olmamalı. Eğer aynı görevi üslenen iki kişi bir iş için farklı düşüncede olursa sorun yaşanır. O da olmaz. Çatal kazığa benzer, çatal kazık da istenilen yere çakılamaz.

Her zaman bir kurul, her kurulun başı olmalı. Bu kurulun yapacağı herhangi bir oylamada oylar eşit çıkar ise o kurulun başı olan kişinin dediği geçerli olmalı. Her zaman her yerde tek adam olmamalı.

Bundan beş yıl kadar önce sosyal medyada görmüştüm. Bir cami derneğinin yardım toplama kutusunun üzerinde üç adet kilit vardı. Caminin isminin yazılı olduğu yere “CAMİİ VE KURAN KURSUNUN ADI BENDE KALSIN” yazarak sayfamda bende yayınlamıştım. Burada tek adam olmalı. Güven olmalı. Müslüman Müslümana güvenmeli.

Bu konuda daha fazla yazmak istemiyorum ve yorum da yapmayacağım. Eğer bu konu hakkında daha fazla bilgi sahibi olmak isterseniz arama motorlarına “3 kilitli cami derneği yardım kutusu” yazın daha geniş bilgiye sahip olursunuz.

Daha sonra da bir karikatür ile karşılaştım. Üzerinde şöyle yazıyordu. “Bütün anahtarları bir kişiye vermeyin, kaybederse kapıda kalırız. Tek Adam. Anahtarların üzerinde, yasama, yürütme, yargı, maliye, güvenlik ve medya” yazıyordu. Bu konuda da yorum yapmak istemiyorum. Yarın değil, bugünden itibaren yarınlar için düşünerek hareket etmenizi tavsiye ediyorum.

Bundan 193 yıl önce doğan, 1910 yılında 82 yaşında vefat eden bir Rus yazarın kitabındaki bir cümle neredeyse günümüzü anlatıyor. (Hayatın Anlamı-Tolstoy) Eğer bu kitap öldüğü yıl bile yazılmış olsa 111 yıl önce yazılmış demektir. Aynen şöyle yazıyor.

“Tek bir insan ne kadar dikkatli olursa olsun bir işin ne zaman yapılması gerektiğine karar veremez. Onun için Padişahın yanında, bilginlerden toplanma bir danışma kurulu bulunmalıdır; en iyisi bu kurulun öğütlerine uymaktır”

Evet. Bir danışma kurulu bulunmalı ve bu kurulda seçim ile oluşturulmalıdır. Liyakat sahiplerinden kurullar oluşturulmalıdır.

Günümüz büyük ustalık dönemi olacaktı “ekonomik kurtuluş dönemi” oldu. Tabi ki hepimizin dileği bu kurtuluş dönemini en az hasar ile atlatmak ama bizi bu duruma kim düşürdü diye sormak lazım. Tek adam sistemine geçmek için yapılan referandumdan sonra her şeyin çok güzel olacağı söylenmişti. Maalesef olmadı. Olmuyor da.

Şehirler arası otobüslerde bile tek şoför kabul edilmezken bir ülke yönetiminin başında niye tek adam olsun. Şunu da hemen belirteyim ki ben Ahmet’e, Mehmet’e, Hasan’a, Hüseyin’e karşı değilim. Yani isime karşı değilim. Kim olursa olsun tek adam sistemine karşıyım. Çünkü biz beşeriz, bazen de şaşarız. Tek adam şaştığı zaman ise hepimiz zarar görürüz.

Bir doktor ameliyat esnasında hata yaparsa hasta ölür. Komutan hata yaparsa askerler ölür. Öğretmen hata yaparsa kötü nesil yetişir. Siyasetçi hata yaparsa, vatandaş, asker, polis, öğretmen bir nesil ölür. Tek adam sistemi asla iyi bir sistem değildir. Hele hele, halkı bölmek hiç iyi değil.

Turgut Özal bir tv konuşmasında eskiler diyerek konuşunca Demirel kızar ve tepkisi şu olur. “Turgut Bey bölücülük yapıyor… Eski yeni demek de nereden çıkıyor?.. Yaptığı düpedüz bölücülük.”

Son günlerde, daha doğrusu 2021 de, özellikle son günlerde yaşanan ekonomik konulara hiç değinmeyeceğim. Çünkü konunun uzmanları bile net bir şey söyleyemiyorlar. Benim söylemem hiç doğru olmaz. Fakat şu son cümleyi bile yazarken paramız değer kaybetmiş olabilir.

Bir yerde okumuştum. Aklımda kaldığı kadarı ile aktarmak istiyorum. Atatürk, ölümüne yakın iki gün komada kalır. Uyandığı zaman doktorlarına sorar, “Ben ne zamandan beri komadayım?” Doktorlar Atatürk üzülmesin diye üç dört saattir derler. Atatürk elini yüzüne getirir, bu sakal iki günlük sakal der. Allah’ın atamıza komadayken verdiği şuuru şimdiki yöneticilerimize de versin. İnşallah yeni yılda böyle olur. Acısıyla tatlısıyla bir yılı da geride bırakmak üzereyiz.

Bence 2022 de ne mi olacak? Tahminim iki grup arasında sayı sayarak geçeceğe benziyor. Cumhur ittifakı gitmemize, millet ittifakı da gelmemize kaç gün kaldı diye sayacaklar sanırım. Çünkü iktidar ana görevi olan, güvenlik, adalet, eğitim ve sağlık gibi görevlerini bile yerine getiremiyor. Halkın problemleri azalacağı yerde çoğalıyor.

Konuyu fazla uzatmadan, 2022 yılının hayırlı olması dileğim ve 2006 yılının yazayların da yazmış olduğum bir şiirimin son dörtlüğü ile yazımı noktalamak istiyorum. Yazdıklarımı beğenenlere de beğenmeyenlere de selam olsun.

Yılmak yok bu yolda devam. / Birlik, beraberliktir davam.
Kalem ile olur her kavgam. / Boş şeyler yazmam ben.

Mustafa Gürleyen (30.12.2021)

Tarih:30 12 2021 21:13(1406)Facebook'ta Paylaş
1. Yorum: boyabatlı 31 12 2021 04:51
1950 yılına kadar nasıl yönetildik sayın yazar. açık oy gizli tasnifle tek adam kimler seçildi.


Yorumcuların dikkatine! Yasal Uyarı!

  1. Yorumlarınızı anlaşılır bir dille ve dilbilgisi kurallarına uygun olarak özenle yazınız. BÜYÜK HARF kullanmayınız. Tekrar okuyarak yanlışlarınızı düzeltiniz.
  2. Anlaşılmaz kısaltmalar yapmayınız.
  3. Lütfen yorumlarınızda terbiye dışı sözler kullanmayınız.
  4. Yazılan yorumların sorumluluğu yazarına aittir. Sonradan pişman olunacak hukuki sorunlarla karşılaşmamak için kişi veya kurumlara yöneltilmiş olan eleştirileriniz hakarete varmasın.
  5. Yorumlar denetlendikten sonra yayına verilecektir.
  6. Yazılarımızda yanlış ya da kusurlu bir konu bulunursa bunu lütfen bize bildiriniz.

Yukarıdaki Sözleşmeyi/Uyarıları kabul ediyorum.
'Evet' Yazın:
İsim:
E-mail: (isteğe bağlı)

| Beni Unut

Sadık dost


Yazıyorum Yazacağım


Hicri Yılbaşı 1 Muharrem 1444


Boyabat Gazetesi 17. Yaşında


Özgürlük, gazeteciliğin oksijenidir


Satılık Daire


Papaz Eriği


Memleket İsterim


Davulcunun Kefen Parası


Boyabat'ın 2021 yılı nüfusu belli oldu


Boyabat’tan Kar Manzaraları-2 (23 Ocak 2022)


Mutlu Eğitim


Arefe Günü ve Ramazan Bayramı


Yılmaz Özdil şehit dedelerimizin dünyanın nerelerinde yattığını


On Bin Ekmek Faturası


Boyabat Ticaret ve Sanayi Odası Tanıtım Videosu


2019 Yılı Sinop İlçeleri Belediye Başkanlığı Seçim Sonuçları


8-9 Şubat Boyabatta Kar Yağışından Görüntüler


5 bin - 30 bin TL'yi aşan faturaların GİB Portalından e-Arşiv olarak Düzenlenmesi


Müjde…. Hadi Hayırlı Olsun


Kıta sahanlığının da Yunanistan’a bırakılması da mı yalan iftira?


Teşrik tekbiri başladı


Pirinçle meşhur olduk! Sıra domateste...


Sallım Çorba


Fevkaladenin Fevkinin de Fevkinde


Anlayamadıklarım


Yazı ve Haberleriniz İçin:
boyabatgazetesi@boyabatgazetesi.com
haber@boyabatgazetesi.com
adreslerine E-posta gönderebilirsiniz.
Agustos ayı ziyaretci sayısı:

182870


Tasarım:DtGaNi